| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Kadromuz | Foto Galeri | Videolar | Konuk Defteri | Anketler | Haber Ara | | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
OKUL YÖNETİCİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
ÇALIŞANLARIN ÖZ YETERLİLİK ALGILARININ YAŞAM DOYUMLARI ÜZERİNE ETKİSİ: OKUL YÖNETİCİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Onur AYDIN KTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Bölümü EYTPE Yüksek Lisans Öğrencisi, Trabzon ÖZET Kişilerin sahip oldukları yeteneklere olan inancı bireylerin yaşam doyum düzeylerini etkileyebilmektedir. Bu çalışmada Gümüşhane il genelinde çeşitli eğitim kurumlarında görev yapan 169 okul yöneticisinin öz yeterlilik algılarının yaşam doyumları üzerinde etkisi araştırılmıştır. Çalışmada Türkçe uyarlaması Aypay (2009 ) tarafından yapılan “Genel Öz-yeterlilik Ölçeği” ve Yetim (1993) tarafından hazırlanan “Yaşam Doyumu Ölçeği “ kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde değişkenler arası ilişkiler araştırılmış ve ortalamalar arası farklar bağımsız örneklem t-testi ile incelenmiştir. Sonuçlar, eğitim yöneticilerinin öz-yeterlilik algılamalarının ve yaşam doyumu düzeylerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca öz-yeterlilik algısı ve yaşam doyumu düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın bulgularına dayalı olarak literatür ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Eğitim Yönetimi, Okul yönetimi, Okul Yöneticisi, Öz- yeterlik, Yaşam Doyumu Giriş Eğitim sisteminin yapı ve işleyişindeki yetersizliklerin aşılabilmesinin, yetkin okul yöneticilerinin varlığıyla ilişkili olduğu savunulmaktadır. Yapılan çalışmalarda; okul yöneticilerinin, okullarda başarının anahtarı olduğu görülmüştür (Açıkalın, 1998). Bu nedenle okul yöneticilerinin yetkinlikleri okul yönetimini şeklini olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Okul çok boyutlu bir olaydır ve ülkenin gelişmesi ve ilerlemesi, kalkınması ile doğrudan ilgili olup, önceden belirlenmiş eğitim amaçlarına uygun olarak öğrencilerin davranışlarını değiştirecek veya yeni davranışlar kazandıracak yaşantılar hazırlayıp sunan sosyal ve açık bir sistemdir. Okul denilen açık sistemin etkililiğinden, çevreye uyumunu sağlamaktan, etkin bir biçimde sürekliliğinden, örgüt içinden ve dışından gelen istekleri yanıtlamaktan sorumlu kişi de okul müdürüdür(Çelikten, 2008 ). Okul yönetimi eğitim yönetiminin sınırlı bir alana uygulanmasıdır. Bu alanın sınırlarını eğitim sistemini amaçları ve yapısı belirler (Bursalıoğlu,2002). Okul Yönetiminin görevi okuldaki tüm madde kaynaklarını en verimli biçimde kullanarak, okulu amaçlarına uygun olarak yaşatmaktır. Okul müdürünün bu görevi başarı ile yerine getirebilmesi için, okulu bir roller sistemi olarak görmesine, davranışlarını her zaman ilişkili olduğu öğretmenler ve diğer personelin rol ve beklentilerini de göz önünde tutarak ayarlanmasına bağlıdır(Bursalıoğlu, 2002 ). Genel anlamda Öz-yeterlilik, kişinin belli davranışı istenen düzeyde yapabileceği ve karşılaşmış olduğu güçlüklerde nasıl başarılı olabileceğine ilişkin inancıdır. Öz-yeterlik algısı kişinin davranışlarını en az üç yönden etkiler. Bunlar; · Gerçekleştirilecek aktivitelerin seçimi · Kişinin performans kalitesi · Zor işlerdeki kararlığı’dır. Ayrıca kişinin başarısızlıklar karşısında başa çıkma gücünü artırır. Öz-yeterlik inancına sahip olmayan kişiler ise kişisel yetersizliklerini ön plana çıkarma ve potansiyel engellerin başa çıkılmaz olduğuna inanmaya eğilimlidirler. Kişinin performans kalitesi ve zor işlerdeki kararlılığı da yeterlilik inançlarından etkilenmektedir. Yapılan araştırmalar uzun süreli davranış değişiminde başa çıkma davranışlarıyla öz-yeterlik algısının önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. Kişinin yeterliği hakkındaki inançlarını etkileyen dört kaynak vardır: (a) Üstesinden gelme yaşantıları (b) Dolaylı yaşantılar (c) Sözel ikna, fizyolojik (d) Duygusal durum Yüksek ve Düşük Öz-Yeterliğe Sahip Bireylerin Karşılaştırılması
Yeterlik inancı, Albert Bandura’nın Sosyal Öğrenme Teorisi’nin merkezinde yer alan temel kavramlardan biridir. Bandura (1994)’ya göre bireylerin motivasyonları, olaylardan etkilenme durumları ve hareketleri, gerçek olandan çok neye inandıklarına bağlıdır. Bu noktada, öz-yeterlilik düzeyinin kavranması, bireylerin sahip oldukları yetenek ve bilgilerle neler yapabileceklerinin belirlenmesine yardımcı olur. Bandura (1994)’ya göre öz-yeterlik inancı, bireylerin hayatlarını etkileyecek olaylara ilişkin önemli ölçüde performansta bulunabilme yeteneklerine ilişkin inançlarıdır. Bu inançlar, bireylerin nasıl hissettiklerini, düşündüklerini, kendilerini motive ettiklerini ve davrandıklarını belirlemektedir (Akt: Üredi,2006 ). Bandura (1997), bireylerin bir işi gerçekleştirme ve başarmasına ilişkin farklı beklentilerinin olabileceği üzerinde durmuştur. Yeterlik inançları, öz-yeterlik beklentisi ve sonuç beklenti olmak üzere iki farklı yapıdan oluşmaktadır. Öz-yeterlik beklentisi bir kimsenin bir konuyu başarmak veya bir konuda yetkinleşebilmek hususundaki yeteneğinin öz değerlendirmesidir (Akt: Üredi,2006 ). Öz-yeterlik beklentisi, bireylerin verilen bir görevin gerçekleşmesine yönelik olarak yeteneklerine ilişkin yargılarını içerken, sonuç beklentisi bireylerin davranışlarının sonuçlarına ilişkin tahminleri ile ilgilidir. Bu tahminler hangi davranışların hangi sonuçlara yol açacağı ile ilgili bireyin algılarını içerir (Bandura, 1997, Akt: Üredi,2006). Araştırmalar davranışların sonuçlarına ilişkin olumlu nitelendirmeler, ortaya çıkan sonuçlarla görevi gerçekleştirmeye yönelik gösterilen çaba arasında bir bağ kurulduğunu, olumsuz nitelendirmeler ise öğrenenlerin benlik algılarının düşük olduğunu gösterir. Olumsuz nitelendirmelere benimseyen öğrenenler, başarıyı şans, başarısızlığı da yeteneksizlik olarak değerlendirirler. Öz-yeterlilik inancını belirleyen dört temel kaynak bulunmaktadır.
Öz-yeterlilik inancı, insanların düşünce biçimlerini ve duygusal tepkilerini de etkilemektedir. Yüksek düzeyde öz-yeterliliğe sahip bireyler, zorluk düzeyi yüksek olan çalışmalarla karşı karşıya kaldıklarında daha rahat ve verimli olabilirler. Düşük öz-yeterlilik inancına sahip kimseler ise yapacakları çalışmaların gerçekte olduğundan daha da zor olduğuna inanırlar. Bu tip bir düşünce; kaygıyı ve stresi arttırırken; kişinin bir sorunu en iyi şekilde çözebilmesi için gereken bakış açısını daraltır. Bu nedenle öz-yeterlik inancı, bireylerin başarı düzeylerini çok güçlü bir şekilde etkilemektedir (Pajares, 2002, Akt.: Üredi, 2006). Yaşam doyumu, kişinin beklentilerinin, gerçek durumla karşılaştırılmasıyla ortaya çıkan sonucu gösterir. Yaşam doyumu, genel olarak kişinin tüm yaşamını ve bu yaşamın çok çeşitli boyutlarını içerir. Yaşam doyumu denildiğinde, belirli bir duruma ilişkin doyum değil, genel olarak tüm yaşantılardaki doyum anlaşılır. Mutluluk, moral vb. gibi değişik açılardan iyi olma halini ifade eder ve günlük ilişkiler içinde olumlu duygunun olumsuz duyguya egemen olmasıdır. Yaşam doyumu ile ilgili olarak yapılan tanımlamalar üç grupta incelenebilir. Birinci grupta, iyi oluş, erdem, kutsallık gibi dış bir ölçüte dayandırılarak tanımlama yapılmıştır (Coan 1977,Akt. :Şahin, 2008). İdeal üzerine yapılan kavramsallaştırmaların kültürlere ve bölgelere göre değişiklik gösterdiği sonucuna ulaşmıştır. Mutluluğun normatif tanımlamalarında sübjektif durum üzerinde durulmayıp daha çok arzu edilir bir niteliğin elde edilişi, sahip olunuşu üzerinde durulmuştur. İkinci grupta ise, insanların yaşamlarını olumlu anlamda değerlendirmelerine neden olan etmenler dikkate alınmıştır. Subjektif iyi oluş yaşam doyumu olarak adlandırılmıştır. Cevaplayanın yaşamının iyi oluşuna yönelik standartları da oluşturulmuştur. Üçüncü grupta, günlük yaşam akışı üzerinde durularak günlük ilişkiler içinde olumlu duygunun olumsuz duyguya egemen olması anlatılmak istenir. Olumlu duygusal yaşantıya ağırlık verilir. Mutlu kişi, belirli bir yaşam periyodunda daha çok hoş duygular yaşayan biridir. Yaşam doyumu kavramının kişiden kişiye farklı algılanma düzeyine bağlı olarak yaşam doyumunu kapsayan öğelerin sınırlarının netleştirilmesini engellemektedir, bu durumda net bir faktörler sıralaması yapmak çok kolay olmamaktadır. Bu bağlamda literatürde çok farklı yaklaşımlara rastlanılmaktadır. Bireylerin yaşam doyumunu etkileyen unsurlar şu şekilde sıralamaktadır; • Günlük yaşamdan mutluluk duymak; • Yaşamı anlamlı bulmak, • Amaçlara ulaşma konusunda uyum, • Pozitif bireysel kimlik, • Fiziksel olarak bireyin kendisini iyi hissetmesi, • Ekonomik güvenlik, • Sosyal ilişkiler. Buraya kadar açıkladığımız kuramsal çerçeve bağlamında okul yöneticilerinin öz yeterlilik algılamalarının yaşam doyum düzeyleri ile ilişkili olacağı düşünülmektedir. Literatürde daha önce yapılmış araştırma sonuçları incelendiğinde öz yeterliliği yüksek okul yöneticilerinin yaşam doyum düzeylerinin daha tatminkâr olacağı beklenmektedir. Okul yöneticilerinin öz yeterlilik duygularının yetersiz olması onların yaşam doyumu kalitesinin düşmesine neden olabilir. Bu da okul yöneticilerinin okul yönetiminde vereceği kararlarda tutarsızlıkların oluşmasına neden olabilir. Bu sebepten dolayı, okul yöneticilerinin öz yeterlilik ve yaşam doyumları ile arasındaki ilişki ve bu özelliklerin bazı değişkenler açısından incelenmesinin alana olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırma, okul yöneticilerinin yaşam doyumları ve öz-yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi ve bunların bazı değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın genel amacına bağlı olarak aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır:
Bu sorular kapsamında araştırma süreci tasarlanarak araştırma modeli oluşturulmuştur. Yöntem Araştırmanın Modeli Araştırma ilişkisel tarama modelinde olup nicel bir çalışmadır. Araştırma modelinde bağımlı ve bağımsız olmak üzere iki temel değişken vardır. Okul yöneticilerinin; cinsiyet, okul düzeyi ve aldıkları eğitim düzeyi araştırma modelinin bağımsız değişkenini oluşturmaktadır. Okul yöneticilerinin yaşam doyumu düzeyleri ve öz-yeterlik algılamaları ise araştırma modelinin bağımlı değişkenlerini oluşturmuştur. Araştırmada okul yöneticilerinin yaşam doyumu düzeyleri ile öz-yeterlik algılamalarının eğitim durumu, cinsiyete ve görev yaptıkları okul seviyelerine göre değişip değişmediği incelenmiştir. Ayrıca, okul yöneticilerinin yaşam doyumu düzeyleri ve öz-yeterlik algılamaları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma Gurubu Araştırmanın evrenini, 2009 – 2010 Eğitim-Öğretim yılında Gümüşhane ili ve ilçelerinde görev yapmakta olan 217 resmi ve özel ilk ve ortaöğretim okulu yöneticileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 2009 – 2010 Eğitim-Öğretim yılında Gümüşhane ilinde görev yapmakta olan 155 erkek, 14 bayan olmak üzere 169 resmi ve özel ilköğretim ve ortaöğretim okulu yöneticisi oluşturmaktadır. Veri Toplama Araçları Kişisel bilgi formu: Araştırmanın bağımsız değişkenleriyle ilgili verileri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen ve 13 sorudan oluşan, “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Genel Öz-yeterlilik Ölçeği: Genel Öz yeterlik Ölçeği (General Self-Efficacy Scale-GSE) ilk olarak 1979 yılında, Matthias Jerusalem ve Ralf Schwarzer tarafından Almanya’da geliştirilmiştir. İlk geliştirildiğinde 20 maddeden oluşan ölçek, 1981’de aynı araştırmacılar tarafından revize edilmiş ve madde sayısı 10’a indirilmiştir. Takip eden yıllarda, dörtlü likert tipi (tamamen yanlış=1 - tamamen doğru=4) ölçek formundaki bu ölçek birçok dile çevrilmiş, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır (Scholz, Dona, Sud ve Schwarzer, 2002). Bu amaçla, çeviri-tekrar çeviri tekniği ile Türkçe formu oluşturulan ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizleri Aypay (2009) tarafından yapılmıştır. Genel Öz Yeterlik Ölçeğinin Türkçe versiyonunu geçerlik ve güvenirlik çalışmaları sonucu on maddeli ölçeğin genel öz yeterliği ölçmede geçerli ve güvenilir bir araç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Ölçekteki tüm maddeler olumlu yönde puanlanmaktadır. Ölçekten 10 ile 40 arasında puan alınmaktadır. Yüksek puan genel öz yeterliğin yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Bulgular genel öz yeterliğin, stresle başa çıkma stratejileri, öz saygı, cinsiyet, yaş ve öğrenim görülen bölüm değişkenleri ile ilişkili; sınıf düzeyi değişkeninden bağımsız bir yapı olduğuna işaret etmektedir. Yaşam Doyumu Ölçeği: Diener ve Ark. (1985), tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeğinin (The Satisfaction With Life Scale) Türkçeye çevrilmesi ve uyarlanması Köker (1991), tarafından yapılmıştır. Yaşam doyum ölçeği, bireylerin yaşamlarından aldıkları doyumu belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Ölçek likert tarzı 7 dereceli 5 maddeden oluşmaktadır. Diener ve arkadaşları orijinal çalışmada ölçeğin güvenirliliğini Alpha=.87 olarak, ölçüt bağımlı geçerliğini ise.82 olarak bulmuşlardır. Ölçek Yetim (1993 ) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Bu çalışmada ölçeğin güvenirliği (Alpha=,86) ve test-tekrar test güvenirliği.73 olarak bulunmuştur. Yaşam doyumu ölçeğinden alınabilecek en yüksek puan35,en düşük puan ise 5’tir. Ölçekten alınan puanın düşük olması yaşam doyumunun düşük olduğunun göstergesi olarak kabul edilmektedir. Verilerin Analizi Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak ve “SPSS Bulgular Tablo: 1 Okul Yöneticilerinin GÖY Puanlarının Cinsiyete Göre Bağımsız t-Testi Sonuçları
p>.05 Tablo 1 de görüldüğü gibi yapılan bağımsız t testi sonucunda okul yöneticilerinin genel öz-yeterlik puanlarının cinsiyet değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür (t = -,137 p>. 05 ). Yani kadın ve erkek yöneticiler öz-yeterliliklerine ilişkin olarak benzer algılara sahiptirler. Kadın ve erkek grupların aritmetik ortalamaları göz önüne alındığında kendilerini ”üst” düzeyde yeterli olarak algıladıkları, ancak kadın yöneticilerin aritmetik ortalamalarının erkek yöneticilere göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Erkek ve kadın yönetici sayısı arasında anlamlı bir fark olduğundan böyle bir sonuç çıkmış olabilir. Tablo: 2 Okul Yöneticilerinin YDÖ Puanlarının Cinsiyete Göre Bağımsız t-Testi Sonuçları
p>.05 Tablo
Tablo: 3 Okul Yöneticilerinin GÖY Puanlarının Okul Düzeyine Göre ANOVA Sonuçları p>.05 Okul yöneticilerinin öz-yeterlilik inançları görev yaptığı okul düzeylerine (okul öncesi, ilköğretim ortaöğretim, yaygın eğitim kurumları) göre değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede ikiden fazla değer kullanıldığı için varyans analizi yapılmıştır. Yapılan Anova sonuçları, okul yöneticilerinin genel öz-yeterlik inançları puanlarının okul düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermiştir ( F(2,166) =2,034, p>.0 5). Başka bir deyişle, okul yöneticilerinin genel öz-yeterlikleri okul düzeyine bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmemektedir.
Tablo: 4 Okul Yöneticilerinin YDÖ Puanlarının Okul Düzeyine Göre ANOVA Sonuçları p>.05 Tablo 4’e bakıldığında okul yöneticilerinin yaşam doyumları puanlarının okul düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonucunda, gruplar arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır ( F(2,166) =,507, p>.0 5). Bireylerin eğitim düzeylerinin yükselmesinin onların iyi oluş hallerini de doğrudan etkilediğini düşündürmektedir. Ama okul yöneticilerinin bazı çevresel faktörleri göz önünde tutarak ölçeklere taraflı cevap verdiği düşüncesini de oluşturmuştur.
Tablo: 5 Okul Yöneticilerinin GÖY Puanlarının Eğitim Durumuna Göre ANOVA Sonuçları p>.05 Yapılan ANOVA sonuçları, okul yöneticilerinin genel öz yeterlik inançları puanlarının eğitim durumuna göre ( ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ) anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermiştir ( F(3,165) =,098, p>.0 5). Başka bir deyişle, okul yöneticilerinin genel öz yeterlikleri eğitim durumuna bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmemektedir. Eğitim düzeyinin okul idarecilerinin öz-yeterlilik inancı üzerinde etkisinin olacağı beklenirken bu araştırmada böyle bir sonuca ulaşılamamıştır. Ancak bu sonuç ölçeğin doldurulmasında yöneticilerin bir kısmının kendilerini tam olarak ifade edecek biçimde doldurmadıkları düşüncesini oluşturmuştur.
Tablo: 6 Okul Yöneticilerinin YDÖ Puanlarının Eğitim Durumuna Göre ANOVA Sonuçları P>.05 Elde edilen ANOVA sonuçları, okul yöneticilerinin yaşam doyumları puanlarının eğitim durumuna göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermiştir ( F(3.165) =.779. p>.0 5). Başka bir deyişle, okul yöneticilerinin yaşam doyumları eğitim durumuna bağlı olarak anlamlı bir şekilde değişmemektedir. Lisans tamamlamak ve yüksek lisans yapmak bireyin kendi seçimidir. Bireyin eğitim seviyesinin yükselmesinin yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkisinin olacağı düşünülmektedir. Gruplar arasında farklılığın olmaması ölçekleri cevaplayanların samimi ve içten bir biçimde soruları cevaplamadıkları düşüncesini oluşturmuştur. Tablo: 7 Öz Yeterlilik Ölçeği Puanları ile Yaşam Doyumu Ölçeği Puanları Arasındaki İlişki İçin Pearson Korelâsyon Matriksi
p>.05 Tablo 7’de görüldüğü gibi Öz Yeterlilik Ölçeği ile Yaşam Doyumu Ölçeği’nden alınan puanlar arasındaki karşılıklı ilişkiyi belirlemek üzere yapılan Pearson Çarpım Moment Korelâsyon Analizi sonucunda; okul yöneticilerinin öz yeterlilikleri ile yaşam doyumları arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. (r= ,194). Bireylerin öz-yeterlilik algısı yükseldikçe, yaşam doyum düzeylerinin arttığı görülmektedir. Bu da öz-yeterlilik algısı ve yaşam doyum düzeyleri arasında doğrudan bir ilişkinin olduğu göstermektedir. Tartışma, Sonuç Ve Öneriler Bir rolü oynayabilmek için gerekli bilgi, beceri ve tutumlara sahip olma derecesi olarak tanımlanabilen yeterlilik, bütün örgütlerde çalışanlar için önemli olmakla beraber eğitim örgütlerinde çalışan eğitim yöneticileri için daha önemlidir. Bu önem, eğitim işinin doğasından ve işlediği hammaddesinden gelmektedir. Eğitim örgütlerinin temel girdisi insandır ve insan bir ülkenin en değerli kaynağıdır. Bir ülkenin diğer kaynaklarının verimli biçimde kullanılması ve geliştirilmesinin, insan kaynağının iyi yetiştirilmesi ve geliştirilmesine bağlı oluşu eğitim örgütlerinde çalışanların, özellikle eğitim yöneticileri ve öğretmenlerin mesleki açıdan yeterli olmalarını zorunlu kılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında toplumun insan kaynağını yetiştirilmesinde yönetim rolü üstlenen eğitim yöneticilerinin öz-yeterlilik ve yaşam doyumu düzeyleri oldukça önem taşımaktadır. Kendini objektif bir şekilde değerlendirebilen ve iyi oluş hali yüksek olan okul yöneticilerinin başarıya daha yakın olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu çalışmada eğitim yöneticilerinin öz-yeterlilik inançlarının yaşam doyumu üzerine etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde okul yöneticilerinin öz-yeterlilik algılaması ve yaşam doyumu düzeylerinin oldukça yüksek olduğu gözlenmektedir. Elde edilen bulgular ışığında okul yöneticilerinin öz-yeterlilik algılarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı, araştırmaya katılan kadın ve erkek eğitim yöneticilerin kendilerini “yüksek “düzeyde yeterli olarak algıladıkları belirlenmiştir. Ancak her iki gurubun puan ortalamaları dikkate alındığında kadın yöneticilerin aritmetik ortalaması erkek yöneticilerinkinden daha yüksek olarak belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin yaşam doyumu düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı, araştırmaya katılan kadın ve erkek eğitim yöneticilerin yaşam doyumlarının “yüksek “düzeyde olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin öz-yeterlilik algısı yükseldikçe, yaşam doyum düzeylerinin arttığı görülmektedir. Bu da öz-yeterlilik algısı ve yaşam doyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu göstermektedir. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin öz-yeterlilik inançları ve yaşam doyumu düzeylerine ilişkin algılarının görev yaptıkları okul türü ve eğitim seviyesi değişkenlerine göre de anlamlı biçimde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Yine bu değişkenler açısından okul yöneticileri kendilerini “yüksek” düzeyde yeterli görmektedir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında ve ilgili literatürde göz önünde tutularak aşağıdaki öneriler geliştirilmiştir.
Kaynakça Atay, D. (2008). Bünyesinde Anasınıfı Bulunan İlköğretim Okul Müdürlerinin Karşılaştıkları Sorunlar, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Karadeniz Teknik Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Trabzon. Aydın, M. (2007). Eğitim Yönetimi, Ankara: PegemA Yayıncılık. Aypay, A. ( 2009), “Genel Öz- yeterlik Ölçeğini Türkçeye Uyarlama Çalışması”, 18. Eğitim Bilimleri Kurultayı Bildiri Özetleri Kitabı, Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi, İzmir. Aysan, F., & Bozkurt,N. (2004).”Okul psikolojik danışmanlarının yaşam doyumu, Stresle başaçıkma stratejileri ile olumsuz otomatik düşünceleri: İzmir İli Örneklemi”, Eğitim Bilimleri Kongresinde Sunulan Bildiri, İnönü Üniversitesi Kongre Salonu, Malatya. Balcı, A.(2005) Açıklamalı Eğitim Yönetim Terimleri Sözlüğü. Ankara: Tek Ağaç Basım Yayın, Dağıtım. Basım, H. N., Korkmazyürek ve H., Tokat, O. A.(2008). “Çalışanların Öz-yeterlilik Algılamasının Yenilikçilik ve Risk Alma Üzerine Etkisi: Kamu Sektöründe Bir Araştırma”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 19, 121 – 130. Bursalıoğlu, Ziya. (2002) Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış. Ankara: PegemA Yayıncılık. Çelikten, M.(2008). Okul Örgütü ve Yönetimi. Çelik, V. (Ed.) Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi, 121–140. Ankara: PegemA Yayıncılık. Çepni, S. (2007). Araştırma ve Proje Çalışmalarına Giriş. Trabzon: Celepler Matbaacılık. Ekici, G.(2008). “Sınıf yönetimi dersinin öğretmen adaylarının öğretmen öz yeterlilik düzeyine etkisi”, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 98–110. Hoşgörür, V. (2006). Sınıf Yönetimi .(Ed: Zeki Kaya). ”İletişim”. Ankara: Pegem A Yayıncılık. Kahyaoğlu, M. ve Yangın, S. (2007). ”İlköğretim Öğretmen Adaylarının Mesleki Öz-Yeterliliklerine İlişkin Görüşleri”, Kastamonu Eğitim Dergisi. 15, 73–74. Kalkan, M., Odacı ve H., Epli Koç, H. (2008). “Self-efficacy,coping with stres and goal-orıentatıon ın nurse managers” Internatıonal Nursing Conference Managament, Antalya, Hacettepe Üniversitesi, October 13-15, 2008, 103. (Poster) Kalkan, M. (2008). Sosyal Öğrenme Kuramı, Y.Özbay (Ed), Eğitim Psikolojisi, 289–313. Ankara: Pegem A Yayıncılık. Karasar, N. (1994). Araştırmalarda Rapor Hazırlama, Anakara: 3A Araştırma Eğitim Danışmanlık Ltd. Keskin,G., &Örgün,F. (2006). “Öğrencilerin Öz Etkililik-Yeterlilik Düzeyleri İle Başa Çıkma Stratejilerinin İncelenmesi”. Anatolian Journal Of Psychiatry, 7, 92-99. Kurbanoğlu S.S. (2004). Öz yeterlik İnancı ve Bilgi Profesyonelleri İçin Önemi, Bilgi Dünyası. 5 (2), 137–152. Özçelik,H., ve Kurt,A. (2007). “İlköğretim Öğretmenlerinin Bilgisayar öz-yeterlilikleri: Balıkesir ili örneği” . İlköğretim Online, 6 (3), 441–451. Şahin, Ş. (2008). “Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Tükenmişlik ve Yaşam Doyumu Düzeyleri”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Mersin Üniversitesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Mersin. Vara, Ş.(1999).Yoğun Bakım Hemşirelerinde İş Doyumu ve Genel Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, E.Ü.Sağlık Bilimleri Enstitüsü, İzmir. Vurgun, N, Dorak, F, ve Çetinkalp, Z. (2006). Devlet ve Özel Okullarda Görev Yapan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Yaşam Doyumları ve Tükenmişlik Düzeylerinin Belirlenmesi. 9. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresinde Sunulan Bildiri, Pamukkale Üniversitesi, Muğla. Toros, T. (2001). Elit ve Elit Olmayan Erkek Basketbolcularda Hedef Yönelimi, Güdüsel, (Motivasyonel) İklim ve Hedeflerin, Özgünlük, Güçlük Derecesi Özelliklerinin Yaşam Doyumuna Etkisi. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Mersin Üniversitesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Mersin. Üstüner, M.,Demirtaş, H., Cömert,M. ve Özer,N. (2009).”Ortaöğretim Öğretmenlerinin Öz Yeterlik Algıları”, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 9 (17), 1-16. Üredi, I. ve Üredi L. (2006). Sınıf Öğretmeni Adaylarının Cinsiyetlerine, Bulundukları Sınıflara ve Başarı Düzeylerine Göre Fen Öğretimine İlişkin Öz-Yeterlik İnançlarının Karşılaştırılması, Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. 1(2) http//www.yeditepe.edu.tr Yetim, Ü.(1991). “Kişisel Projelerin Organizasyonu ve Örüntüsü Açısından Yaşam Doyumu”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ege Üniversitesi, İzmir. Yılmaz, E. ve Altınok, V. (2009). “Okul Yöneticilerinin Yalnızlık ve Yaşam Doyum Düzeylerinin İncelenmesi”. Eğitim Yönetimi Dergisi, 59, 451–469.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||