| ||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Kadromuz | Foto Galeri | Videolar | Konuk Defteri | Anketler | Haber Ara | | ||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
Duygusal ZekaDuygusal Zeka
DUYGUSAL ZEKÂ (EQ) Son yıllarda en çok konuşulan ve insanların gelişiminde çok önemli bir role sahip olduğu düşünülen faktörlerin başında duygusal zekâ gelmektedir. Buradan hareketle son dönemlerde duygusal zekânın bu kadar ilgi çekmesinin nedeni nedir? Yapılan değerlendirmeler sonucunda Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nde görev yapan psikolojik danışmanlara, çocuklarının farklı (üstün yetenekli) olduğunu belirten velilerin sık sık başvurduğunu görmekteyiz. Bu sürecin devamında yapılan mental değerlendirme sonucunda başvuran ailelerin çocuklarının bir kısmının IQ sünün normal olduğu görülebilmektedir. Peki, insanları böyle bir farklılığın olduğu iddiasına iten neden nedir? İşte bu neden Duygusal Zekâdır. (EQ) Duygusal Zekâ Nedir? Duygusal zekâ kişinin kendi duygularını bilmesi, anlaması, yürütebilmesi ve diğerlerinin de duygularını anlayabilmesi ve onlarla etkili ilişkiler kurabilmesidir. Burada duygusal zekânın kişilerin sosyal ilişkileri gerçekleştirebilme düzeyi ile direkt etkili olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar duygusal zekâsı yüksek erkekler, sosyal açıdan dengeli, dışa dönük, neşeli ve derin düşünmeye eğilimli insanlardır. Zengin ama yerli yerinde duygusal yaşamları vardır. Kendileriyle, başkalarıyla ve sosyal çevre ile barışık olduklarını göstermiştir. Aynı araştırmanın sonucuna göre duygusal zekâsı yüksek kadınların kendini ortaya koyabilen, duygularını açıkça dile getiren, hayatı yaşamaya değer bulan ve hayatlarına bir anlam katabilen bireyler olduklarını göstermiştir. Farklı bir açıdan değerlendirecek olursak; yapılan araştırmalar akademik yönden parlak zekâlı insanların gerek iş, gerekse özel yaşamlarında her zaman en başarılı kişiler arasında olmadıklarını ortaya koymuştur. Uzmanlara göre akademik zekânın (IQ) nün yaşamdaki başarıyı etkileyen faktörler içerisindeki payı % 4 ile % 20 arasındadır. (Cooper&Sawaf, 1997, Goleman 1998) Duygusal zekâ beş ana dinamiği içerisinde barındırmaktadır. Bunlar; a) Özbilinç (Duyguları Tanıma Yeteneği): Özbilinç duygusal zekânın temelidir. Kendini tanımayı, duygularının farkına varabilmeyi, yani “ben neyim?” sorusuna cevap aramayı kapsayan bir dinamiktir. b) Duygularını Kontrol Edebilmek: Duyguların kontrol edilmesi dinamiği özbilinç temeli üzerine gelişir ve duyguların kontrol altına alınmasını sağlayarak daha doğru karar vermememize yardımcı olur. c) Kendini Harekete Geçirebilmek: Duygularını bastırmayıp, uygun ve olumlu bir şekilde harekete geçirmeyi kapsar. Duygularının bastırmayı ifade eden bireylerin ruh sağlığının iyi olduğu gözlenir. Çünkü fazlasıyla savunma mekanizması kullanma gereği oluşmaz. d) Empati: Empati başkalarının duygularını ve düşüncelerini anlayabilmek ve kendini karşısındakinin yerine koyarak, olayları onun gözüyle görebilmektir. Empati kurabilen insanlar başkalarının neye ihtiyacı olduğunu, ne hissettiğini iyi anlar ve ona göre hareket eder. e) Sosyal İlişkileri Yürütebilmek: Bireyin çevresiyle olan sosyal ilişkilerini dengeli bir şekilde yürütebilmesi duygusal zekâ açısından önemlidir. Kendini bilen duygularını tanıyan ve çevresindekilerin duygularını anlayabilen insanların sosyal ilişkileri güçlüdür. Duygusal Zekâ (EQ) yaşamın her kademsinde geliştirilip ilerletilebilmektedir. Uzmanlara göre duygusal zekâ düzeyi kalıtımsal olarak tayin edilmediği gibi gelişimi de sadece ilk çocukluk dönemlerinde gerçekleşmez. Genel bir kanı, 13–19 arasındaki yaşlardan sonra pek fazla gelişim göstermeyen IQ nün yerine EQ nün öğrenilme olasılığı oldukça fazladır ve yaşam boyu gelişmeye devam ederek daha yeterli düzeye ulaşabilir. (Shapiro, 1998; Wesinger, 1998; Goleman, 2000) İnsanların diğer gelişim alanlarında olduğu gibi duygusal zekâsının da gelişimini olumlu ya da olumsuz etkileyen bazı etmenler vardır. Bunlara kısaca değinecek olursak; Aile ortamı duygusal zekânın olumlu ya da olumsuz gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Aile ortamında güven varsa, duyguları kontrol etme, empati kurma ve sosyal ilişkileri geliştirme becerileri sergileniyorsa çocuğun duygusal zekası gelişir. İnsanın duygusal zekâsı, geçmişte yaşanan duygusal olaylardan, hatıralardan ders alarak gelişir. Anne baba olarak çocuklarımızın söylemlerine tepki vermek, çocuğun kendini ifade etmesine neden olur bu da çocuğun duygusal zekâsının gelişmesine neden olur. İfade edilmeyen, bastırılan duygular zamanla birikir ve kişiye baskı yapar ve bir şekilde harekete geçmeye zorlar. Bu da kontrol edilmesi zor olan duyguların oluşmasına neden olur. Kişinin geçmişte kötü bir olaya yönelik yaşamış olduğu duyguları benzer bir olay sonucunda tekrar yaşaması da duygu aşırılığı yaşamasına neden olabilir. Bu tür duygulanımlarda çocuğun duygusal zekâsının gelişimini olumsuz etkiler. Sonuç olarak çocukların duygusal zekâlarını geliştirmeye yönelik okullarda ve aile ortamlarında onlara fırsatlar oluşturularak sunulmalıdır. Eğitimimizin amacı bu olmalıdır. Duygusal zekâ insanların sosyal ilişkilerini başarılı veya başarısız yürütebilmeleri üzerinde önemli bir role sahiptir. Bu nedenle çocuk ve gençlerimizin eğitiminde bu alana dikkat çekerek eğitim stratejilerimizi, bu faktörü içersinde barındıracak bir yaklaşımla belirlemeliyiz. Kendine güvenen ,empati kurabilen ,bilinçli ve hayatı seven bireyler yetiştirmek dileğiyle…… Bilm. Uzm. Onur AYDIN Psikolojik Danışman Gümüşhane Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürü onur_macka5@hotmail.com
|
|
||||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||