Son Dakika:

Anasayfa | Kadromuz | Foto Galeri | Videolar | Konuk Defteri | Anketler | Haber Ara |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

İntihar ve İntihar Teşebbüslerini Önleme Ön Çalışması

İntihar ve İntihar Teşebbüslerini Önleme Ön Çalışması

Kategori  Kategori : Yayınlar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 120
Tarih  Tarih : 09 Temmuz 2010, 16:10

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 1- TANIM VE ÖN BİLGİLER

İntihar, aklı başında bir bireyin, toplumsal değerlerin desteklediği veya karşısında olduğu bir eylemle doğrudan veya dolaylı olarak kendi yaşamına isteyerek son vermesidir.

İntihar Hakkında Neler Biliyoruz

Eninde sonunda herkesin kendini öldürmek için geçerli bir sebebi vardır. Fakat intihar eden kişi diğerleri ile uzun süre iletişim kurmuş, onlardan yardım beklemiştir; intihar ise kişi için genellikle son çare olmaktadır. İntihar edenlerin büyük bir çoğunluğu bu niyetlerini eylemlerinden önce doğrudan veya dolaylı olarak arkadaşlarına veya yakınlarına anlatmışlardır.

Halk arasında yaygın olan bazı yanlış kanılar vardır ki, bunlar intihara eğilimi olanlar için tehlikeli ve teşvik edicidir. Bu tür yanlış kanılar yerine doğru olanları bilinirse, intihar niyetleri olan birçok kişinin bu niyetleri çok önceden anlaşılmış ve yardım edilmiş olabilecektir. Farberow ve Leonard bu konudaki yanlış kanıları ve doğru olan şekillerini bir liste halinde toplamışlardır:

 

YANLIŞ

 

DOĞRU

İntihar hakkında konuşanlar intihar etmez.

Kendini öldüren her on kişiden sekizi intihar niyetlerini daha önce kesin uyarılarla bildirmişlerdir

İntihar eden kişiler gerçekten ölmek niyetindedir.

İntihara kalkışanların bir kısmı ölmek ve yaşamak arasında karar verememiştir.

İntihar uyarısız olur.

İntihara kalkışan kişi bunu çeşitli yollarla bildirir. Bu yollara karşı alarmda olursak intihar önlenebilir.

Bir kişi intihar etme eğilimindeyse, bu sonsuza kadar devam eder.

Bu kişilerde intihar etme arzusu kısıtlı bir süre için olur. Kurtarılabilirlerse, hayatlarının geri kalan kısmını mutlu olarak yaşayabilirler.

Bir intihar krizinden sonra intihar riski sona ermiştir.

Birçok intihar ilk girişimden sonraki bireyin sağlıksız fikirlerini eyleme geçirebileceği enerjiye sahipken üç ay içinde olmuştur.

İntihar olayları zenginler arasında veya tam tersi fakirler arasında görülür.

İntihar ne sadece zenginin ne de fakirin sorunudur. Toplumun her kesiminde olmaktadır ve de çok demokratiktir.

İntihar bir ailede genetik olarak bireylere aktarılan bir mirastır.

İntihar aileye dadanmaz. Sadece bireyin sorunudur ve önlenebilir.

Bütün intihar eden bireyler kafaca hastadır.

Yüzlerce intihar olayında intihar edenler çok mutsuzdurlar; fakat bu, onların kafaca hasta olmalarını gerektirmez.

 

2- PSİKO-SOSYAL GELİŞİM DÖNEMLERİ VE İNTİHAR

a) Çocuk İntiharları

Çocukluğun ilk yıllarında ölüm, görünmezle eşanlamlıdır. İlk yaşın sonlarında bebek annesinin yanında olmayışıyla onun var olmadığını düşünür. Daha sonraki yaşlardaysa çocuk tamamen yalnız olmadığını ve bu gücünü kontrol edebileceğini öğrenir. 2–4 yaşları arasında çocuk bazı fanteziler geliştirir. 6 yaşına kadar süren bu fanteziler; sevilen bir kişiye karşı duyulan ölüm isteklerdir. Bu tür fantezileri arttığı zaman, çocuk bu düşüncesinden dolayı utanır ve suçluluk duygusu uyanır. Çünkü başkasının ölümünü istemek, kendi ölümünü düşünmekten daha korkunçtur.

Ölüm hakkındaki düşünceler çocuklarda genellikle 10 yaşından sonra oluşur. Bu nedenle 10 yaşın altındakilerde intihar olaylarına pek rastlanmaz. 10 yaşındakilerden büyük olanlarda bile intihar oranları oldukça düşüktür. Fakat buna rağmen intihar girişimleri gerçek intiharlardan kat kat fazladır. Bu oransal farklılığın başlıca nedeni seçilen yöntemin ölümcül olmaması yanı sıra, iki davranışın –daha öncede belirtildiği gibi- farklı dinamiklere sahip olmasıdır. “Dorpat’ın bir araştırmasına göre, gerçek intihar grubunda dağılmış aile etkeninin oluşması büyük bir oranda ana-baba ölümüne bağlıdır. İntihar girişimlerinde ise ana-baba boşanması yüksek oranda bulunmaktadır.”

İntihar girişimi ile çocuk ailesindeki sorunları halletmeyi amaçlar. Bu tür bir tepkiyle ebeveynlerini korkutarak dağılan aile birliğini eski durumuna getireceğini düşünür; bunda oldukçada başarılıdır. Çünkü dağılmış ailelerin birçoğu çocukları için tekrar bir araya gelirler.

Çocuk intiharlarının sayısal olarak az olduğunu belirtmemize rağmen, bu intiharların yaklaşık % 75’i erkek çocuklar tarafından gerçekleştirilir. Girişimlerdeyse kız çocuklar çoğunluğu oluşturur. Kız çocuklar edilgen olmaya daha çok zorlandıkları için, bir şeyi elde etme amacıyla girişimlerde daha çok bulunurken, erkek çocuklar otoriteye karşı gelme, nefret, saldırganlığın kendine yöneltilmesi sonucu ölmeyi daha çok istemektedirler.

Başkalarını yönetme, sevgi ve etkinlik kazanma, sevdiği insanları cezalandırma çocukları intihara sürükleyen nedenler arasında sayılabilir. Çocuk daha önce, “beni kaybedince çok üzüleceksiniz” vb. uyarılarda bulunmuş, fakat gerekli ilgiyi yine de bulamamıştır; başvurulacak son çare ise intihar olabilmektedir. Ailede meydana gelen intihar olayları da çocuğu bazen cezb edebilir. Çocuklukta bu eğilim otaya çıkmasa bile, ilerde bazen kendini gösterebilir. Burada önemli olan, eğilimin çocuklukta ortaya çıkmasıdır.

Sonuç olarak çocuk intiharlarında en önemli etkenin aile olduğunu söyleyebiliriz. Boşanma veya ölüm sonucu ailenin parçalanmasıyla çocuk, en çok ihtiyaç duyduğu sevgiden yoksun kalmaktadır. Ayrıca, aşırı ya da az ilgi göstermek de çocuk bu tür bir davranışa yönelebilir. Şunu da belirtmek gerekir ki, çocuğun sosyalleşmesine çalışan aile bireylerinin yapması gereken en önemli şeylerden birisi de, yaşam ve ölüm hakkında az da olsa tatminkâr edici bazı bilgileri vermeleridir.

Hemen her ülkede çocuk intiharları toplam intihar oranlarının % 10’unu geçmemektedir. Bunların çok büyük bir kısmı da 9–10 yaşından büyük olanlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

 

b) Ergen Ve Genç İntiharları

Çocuğun dünyası daha çok gerçekle düş arasında çocuk tarafından algılanmış ve özellikle düşlenmiş dünya anlamına gelir. Buna karşılık ergen dünyaya doğrudan bağlıdır.

Ergenin çözmesi gereken sorunları şöylece sıralamak mümkündür:

1. Çocukluğunda yarattığı güçlü ana-baba imajını yıkması gerektiğine inanır. Bunun temelinde ise, bağımsız hareket edebilme isteği vardır.

2. Toplumdaki değerlere uygun olarak davranmayı öğrenmeye çalışır. Fakat bazen bunalımı ortaya çıkabilir.

3. Yetişkinlerin bedensel özelliklerini kazanırken, toplumun ondan beklediği cinsiyet rolünü oynamayı öğrenmek ister.

4. Gelecekteki öğrenimini ve mesleğini seçmek zorundadır.

Bu tür sorunları çözmesi gerektiğini bilen ergen, rol kararsızlığı içindedir. Sürekli bir karamsarlık içine girer ve bazen bağımlılık göstererek gerilerken, bazen de bağımsız davranarak bunu yıkıcılığa kadar vardırabilir.

Ergen, kim olduğunu, neye yönelmesi gerektiğini ve neden oraya yönelmesi gerektiğini kendine sorarak, bunlara yanıt arar. Bu soruların yanıtlarını tam olarak bulamayan ergenler kendilerine düşman, bağımlı bir kişilik yapısı geliştirirler. Bu yabancı dünya içinde kendilerini bir hiç olarak düşünmeye başlarlar.

11–15 yaşları arasında ele aldığımız ergenin en büyük sorunu ailesinin denetiminden ve kendi içindeki bağımlılık duygusundan kurtulmaktır. Toplumu temsilen aile ergenin sosyalizasyonunu üstlenmiştir. Onu topluma kazandırmaya çalışır. Bu durumda ergen kendisinin engellendiğini düşünür ve ailesine karşı düşmanca tavırlar içine girer. Ergenin bu doğal tavırları karşısında, onunla doğru bir iletişim kuramayan ana-baba da devamlı çocuğu suçlar. Bu durumda ergen daha çok suçluluk duyar, içine kapanır. Sonuçta intihar girişimleri ve gerçek intiharlara varan durumlar ortaya çıkabilir. Ailenin ergene anlayış içinde yaklaşması zorunludur.

Fizyolojik bir değişim içinde bulunan ergen, kendindeki bu durumdan da oldukça rahatsız olur. Bu durum dolayısıyla huzursuz olan ergenin tüm davranışları olumsuz olarak etkilenebilir. Örneğin; sivilcelerinden utanan bir ergen, topluma açılmada ilk aşama olarak sayabileceğimiz arkadaş gruplarında sağlıklı ilişkiler kuramayabilir. Burada da ailesine önemli sorumluluklar düşmektedir.

Gençlik dönemi ise ergenliğe göre daha farklıdır. Genç, artık ailesiyle olan sorunlarını halletmiştir. Ana-babaya karşı isyankâr tutumu kaybolmuş, bunun yerine onları oldukları gibi kabul etme eğilimi ortaya çıkmıştır. Ergenlikte kaybolan ana-babanın değeri yeniden gelmiştir. Genç, artık onları aşmak, onların gerçekleştiremediklerini başarabilmek ister. Fakat bunları gerçekleştirememe olasılığı kaygının asıl kaynağıdır.

Gençlik döneminde toplumsal düzen, meslek seçimi, iş olanakları, rolleri ve yaşama biçimi gibi sorunlar çözüm beklemektedir. Ergen ne olduğunu tanımlama çabasında olduğu halde, genç ne olduğunun farkında varmaya başlamıştır. Bu kez ise, ne olduğu ve toplumun kendisinden ne beklediği arasındaki çelişkili durumu yaşamak zorunda kalır. Bu çelişkiyi yaşayan bir genç her zaman toplumun beklentilerini reddetmeyebilir, kendi benliğini reddeder.

Gençlik kendini durdurulmuş, yolu kapatılmış ve tutuklanmış hissettiğinde depresyon ortaya çıkar. Hareket etmesi gerektiği halde edemediğini düşünen genç için ölüm hareketsizlikle eşanlamlıdır. Oysa genç ilerlemek için her yolu başvurabileceğine inanır.

Çağdaş toplumlardaki işsizlik sorunu yanı sıra, umutsuz aşklar, istediği bir statüyü elde edemeyeceğine inanma ve işe yaramama duyguları gerçek intihar olaylarına neden olabilmektedir. Ayrıca, girişimlerde bu tür duygu ve düşüncelerinde destek ve yardım sağlama çabası yatmaktadır.

Gençlik içinde azınlık oluşturmasına rağmen, gençlik denince ilk akla gelen “öğrenci gençlik” sorunları yönünden biraz daha farklıdır. Ülkemizde önemli boyutlara ulaşmamasına rağmen, öğrenim başarısızlığı, öğrenci gençliğin intihar nedenleri arasında sayılabilir. Ailesine karşı hala bağımlı olan bir öğrenci, kendisinden istenilen tek şeyi; öğrenimini bitirmeyi başaramadığı için suçluluk duyarak intihara bile teşebbüs edebilmektedir.

 

c) Yetişkin İntiharları

Özcan Köknel’in deyimiyle “Çağdaş insan yalnızdır”. Bu yalnızlık onu kendisine yabancılaştırır, böylece topluma da yabancı hale gelir. Endüstriyel makineler yanında sosyal makineler de insana devamlı yeni biçimler vermektedir. Bunun sonucu olarak insan, kendini bir dişli çarktan farklı görememektedir.

Yapılan bir araştırmaya göre, genç yetişkinlerin % 80’i bazı zamanlar ölmüş olmayı dilemişlerdir. Çağdaş toplumdaki bir döngü içine girmiş; yalnızlık, yabancılaşma ve toplum içinde kaybolma insan ideallerinin çökmesine neden olmuştur. İnsan, artık kendi ürettiğine yabancı duruma gelmiştir. “İnsan malları değil, mallar insanı satın almaktadır.”

Sistem içinde kendini yalnız hisseden kişi, bu yalnızlığını bir aile kurarak gidermeyi amaçlar. Çocuk sahibi olmak, aile içinde etkin bir rol oynamak adeta onu tatmin eder; sevgi ihtiyacını ailesinde gidermek ister. Fakat çocukluğundan beri sevilmediğini, ilgi görmediğini hisseden birey yetişkinlik döneminde de bu duygularını atamaz.

İntihar araştırmalarında şu ortak kanı yaygındır ki, intihara yatkın yetişkinlerin çocukluklarında ekonomik mahrumiyet, ilgisizlik, ana-babanın mutsuz bir evliliği vardır. Gençliklerinden önce ana-babalarını yitiren yetişkinlerin daha fazla intihar ettiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Özellikle 5 yaşından önce kaybedenlerde bu oran daha da yüksektir.

Ekonomik sorunlar ya da daha farklı sorunlardan dolayı olan aile-içi geçimsizlikler evlilerde intihar nedenlerinin başında gelebilmektedir. Bunun yanında, yetişkinler arasında en çok intiharlar bekar, dul ve boşanmışlarda görülmektedir. Ailenin intiharı önleyici bir öğe olduğu burada da görülmektedir. Aile bağları içinde olmayan yalnız insanlar yaşlandıklarında çok daha fazla zorluklar çekeceklerini düşünürler; yalnızlığın verdiği ruhsal durum sayesindeyse intihara yatkın bir duruma gelirler.

Eğitim görmüş kişiler diğerlerine oranla daha fazla intihar etmektedirler. Çünkü bu yetişkinler çevreleriyle ilişkilerinin boyutlarını daha iyi görebilirler.

 

d) Yaşlı İntiharları

İkinci çocukluk diye de adlandırılan yaşlılık döneminde, kişide fizyolojik değişmelerin meydana getirdiği psikolojik sorunlar ortaya çıkar. Ergenlikteki değişimi andırır bu tür bir değişim. Ergenlikteki değişimde bir umut olduğu halde; yaşlı kimse artık umudunu da yitirmiştir. Kendisini toplumun genel akışından kopmuş bir varlık olarak düşünür.

Yaşlı için, yaş döneminde meydana gelen fizyolojik değişimlerin ortaya çıkardığı depresyonlar en önemli sorundur. “Bu dönemde intihar fikri ve girişimleri kadar yaygın olan başka bir hastalık yoktur. Özellikle başarısız girişimlerde yineleme olasılığı daha yüksektir.”

Yaşlılıkta insan kendisi ile çatışma halindedir, ya da hayata küsmüş durumdadır ve saldırganlığının hedefi kendisidir. Geleneksel toplumda sayıları daha az olan yaşlılara belirli bir saygı varken, çağdaş toplum yaşlı insanı genellikle bağımlı, verimsiz, çenesi düşük, unutkan ve hırçın birisi diye tanımlama eğilimindedir.  Ümitsizlik, yalnızlık, işe yaramama inancı gibi nedenler yaşlıları kolayca ölüme sürüklemektedir.

İş hayatından kopmuş olan yaşlı insanlarda bu durum daha belirgindir. Emeklilik döneminde bunalıma girmemek için alınabilecek önlemler oldukça azdır. Eski üretkenliğini yitiren yaşlı bir emeklinin toplumda oynaması gereken rolünün belirli bir yapısı yoktur. Emeklilikle birlikte birçok statüsünü kaybetmiştir.

Geçmişte kim olduğunu ve ne yapacağını kendine soran birey, yaşlılığında ise, hayatın anlamını, geçmişte neler yaptığını, bundan sonra neler yapabileceğini düşünür. Bunların cevaplarını bulmak ise pek de kolay olmamaktadır. Ölümün yakın olduğunu bilen kişi, bundan dolayı da korkuya kapılır.

İntihar oranlarının en çok yaşlılık döneminde artış göstermesi yukarıda anlatılanları destekler niteliktedir. Diğer dönemlere oranla, intihar girişimleri bu dönemde bir azalma gösterir. Çünkü kişi gerçekten ölmek istemekte, ölümcül olan yöntemleri tercih ederek bu niyetini gerçekleştirmektedir. Umut dolu yaşamı boyunca kişi aradığı mutluluğu ancak sonsuz dinginlik içinde, yani ölümden sonra, bulacağına inanır.

 

 

 

3- YARDIM KURULUŞLARI

a) Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama Ve Araştırma Merkezi

Krize Müdahale Merkezi, 27 Ekim 1989 tarihinde Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulmuştur. Tedavi ekibi, doktor (Psikiyatrist, pratisyen hekim), psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve hemşireden oluşmaktadır. Merkez, ayaktan gelerek ve telefonla başvuru şeklinde hizmet vermek üzere planlanmıştır.

 Merkezin amacı; kriz dönemlerinde, bireylere, özel olarak bu alanda yetişmiş elemanlarca bireysel, çevresel ve sosyal tüm kaynakları kullanarak acilen, sorunu çözmeye yönelik müdahalede bulunmak, konu ile ilgili meslek elemanlarına eğitim ve uygulama alanı sağlamak, bilimsel araştırma ve yayınlar yapmaktır.

b) İntiharı Önleme Derneği

 Derneğin kurucu üyelerinden olan ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Işık Sayıl’ dır.  Sosyal Psikiyatri Derneği bünyesinde kurulan ve Dünya Sağlık Örgütü ile çalışan Uluslararası İntiharı Önleme Derneği ile koordineli çalışacak dernek, 12 kurucu üyeden oluşmaktadır.

Derneğin Amacı: Halkın depresyon ve intiharlar konusunda bilgilenmesini sağlamak, toplumsal boyutta çalışmalar yapmak, intiharlarla ilgili araştırmaları özendirmek amacıyla dernek kurulmuştur. Dernek, intiharlar için risk grubunu oluşturanlarla yüz yüze çalışan polisler veya öğretmenlerle işbirliği içinde, hem yerel hem de ülke genelinde çalışmalar yapmaktadır. Üniversite bünyesindeki Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla özellikle öğretmenlere yönelik eğitim programları hazırlamaktadırlar.

c) Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneği                                    

Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Berksun’ dur. Türkiye Sosyal Psikiyatri Derneği 1992 yılında 7 kurucu üye ile Prof. Dr. Işık Sayıl öncülüğünde, Ankara Üniversitesi Psikiyatri Kriz Uygulama Araştırma Merkezi bünyesinde kurulan bir dernektir.

Derneğin genel faaliyet alanı sosyal psikiyatridir. Dernek ruh sağlığı alanındaki hizmetlerin yaygınlaştırılmasına ve insanlara ulaştırılmasına dönük faaliyette bulunmak üzere kurulmuştur. Dernek toplum ruh sağlığını daha ileriye götürmeyi hedeflemektedir. Bu amaç çerçevesinde insanları bilgilendirme toplantıları, hekimleri bilgilendirme televizyon programları gibi çalışmaları sürdürmektedir. Uluslararası kongreler düzenlemeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda İstanbul’da Ankara ve Doğu’da birer şube açmayı düşünmektedir. Ayrıca, süreli bir bilimsel yayın çıkarmayı düşünmektedir

d) Batman Valiliği Aile Danışma Merkezi

Batman Valiliği bünyesinde SHCEK Aile Danışma Merkezinde Alo 182 Psikolojik Destek Hattı kurulmuştur.

Batman Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve ilgili bazı kurumların desteği ile Batman’da “Köyden Kente Göç Etmiş Halka Psikolojik Destek ve Danışmanlık Hizmeti Projesi” uygulaması devam etmektedir. Daha çok bayanlarla ilgilenen Aile Danışma Merkezi; kriz, ruhsal sıkıntılar, aile içi travmalar, intihar, intihara teşebbüs gibi konular üzerinde çalışmaktadır. "Alo 182 Umut Işığı Hattı", göç sonrası uyum problemleri olanların, farklı uyum sorunlardan etkilenenlerin normal yaşama uyum sağlamalarına destek vermektedir.

 

e) Muğla Valiliği İntihar Araştırma Komisyonu

MUĞLA Valisi Hüseyin Aksoy, kentte intiharların artması üzerine `İntihar Araştırma Komisyonu` kurmuştur. Başında kendisinin bulunduğu komisyon kapsamlı bir araştırma yaparak intiharların sosyal ve psikolojik nedenlerini ortaya çıkarmıştır. Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı Şube Müdürlüğü bünyesinde Psikolojik Danışma Destek ve Eğitim Merkezi oluşturulduğu  Muğla Devlet Hastanesi`nde psikiyatri sayısı üçe çıkartılmıştır. Acil Servis`te intihar vakaları için `kriz odası` oluşturulmuştur. Hekimler, öğretmenler ve ailelere eğitim verilmiştir.  Muğla SSK ve Devlet Hastanesi`nde Ruh Sağlığı Servisi kurulması için çalışmalar sürmektedir.

 

f) Çukurova Üniversitesi  - Psikolojik Yardım Derneği

Psikolojik Yardım Derneği, toplumun her kesiminden, her yaş ve cinsiyetten kişilere, kurumlara psikolojik bilgi, yardım ve destek sunmak, toplumda psikoloji ve psikolojik yardımla ilgili bilgi ve bilinç seviyesini yükseltmek, en hafiften en şiddetliye kadar psikolojik sorunların psiko-sosyal çalışmalar, araştırmalar ve uygulamalar ile çözümlerini bulmak ve sunmak amacı ile Üstün Öngel tarafından kurulmuştur.

 

 

 

 

4- İNTİHAR İLE İLGİLİ YAYIN VE ARAŞTIRMALAR

1- Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayınları

a) Kriz Dergisi

b) Kriz ve Krize Müdahale

c) Türkiye’de İntihar Olgusu

d) Psikiyatri

e) Krize Müdahale ve İntiharı Önleme

2- Mersin’de İntihar ve İntihar Girişimleri – Doç. Dr. Yaşar Erjem

3-  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri 2705 İntihar olgusunu inceleyerek ''Türkiye'de 2003 Yılında Gerçekleşen Tamamlanmış İntiharlarda Cinsiyetlere Göre Bölgeler Arası Farklılıklar'' konulu araştırma yapmıştır.

4- Muğla Valiliği bünyesinde 2002 yılında ‘‘İntihar ve İntihar Olaylarını Araştırma Komisyonu’’ kurularak Doç. Dr. Nurgün Oktik başkanlığında bu alanla ilgili araştırmalar yapılmıştır.

 

 

5- TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU VERİLERİ

İntihar istatistikleri

2008 yılında 2 816 intihar olayı gerçekleşmiştir. 2007 yılında ‰003.98 olan kaba intihar hızı 2008 yılında ‰003.96’ya düşmüştür. 2008 yılı verilerine göre; intihar

olaylarının kadınlarda 15-34, erkeklerde ise 15-49 yaş grubunda yoğunlaştığı görülmektedir. İntihar edenlerin yaklaşık yarısının (%49.4) kendini asarak intihar ettiği dikkati çekmektedir. Ateşli silah (%26.8) ve kimyevi madde kullanarak (%9.8) intihar etmek ikinci ve üçüncü sırada yer almaktadır.

 

 

 

Dönemi

İntihar*

İntihar Eden Kadınlar

İntihar Eden Erkekler

Aralık 2008

220

55

165

Kasım 2008

208

59

149

Ekim 2008

248

70

178

Eylül 2008

188

60

128

Ağustos 2008

257

92

165

Temmuz 2008

262

83

179

Haziran 2008

280

93

187

Mayıs 2008

270

101

169

Nisan 2008

221

73

148

Mart 2008

252

78

174

Şubat 2008

227

79

148

Ocak 2008

183

49

134

Aralık 2007

184

66

118

 

6- GÜMÜŞHANE İSTATİSTİKLERİ

Gümüşhane Jandarma ve İl Emniyet Müdürlüğünden alınan 2007 – 2008 – 2009 verilerine göre İntihar olayı ve İntihar Teşebbüsleri:

a)      Yıllara Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

2007 : 2 kişi

2008 : 2 kişi

2009 : 3 kişi

 

2007 : 57 kişi

2008 : 59 kişi

2009 : 84 kişi

 

 

b) İlçe Merkezlerine Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

İl Merkezi : 1 kişi

Kelkit : 3 kişi

Köse : 1 kişi

Kürtün : 0

Şiran : 2 kişi

Torul : 0

 

İl Merkezi : 125 kişi

Kelkit : 35 kişi

Köse : 10 kişi

Kürtün : 7 kişi

Şiran : 11 kişi

Torul : 12 kişi

 

c) Medeni Duruma Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

Evli : 6 kişi

Bekar : 1 kişi

 

 

Evli : 58 kişi

Bekar : 142 kişi

 

 

 

 

d) Cinsiyete Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

Kadın : 1 kişi

Erkek : 6 kişi

 

Kadın : 159 kişi

Erkek : 41 kişi

 

 

 

e) Yaş Gruplarına Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

0-15 : 0 kişi

16-18 : 0 kişi

19-25 : 2 kişi

26-35 : 0 kişi

36-45 : 2 kişi

46-55 : 2 kişi

55 ve üzeri : 1 kişi

 

0-15 : 30 kişi

16-18 : 51 kişi

19-25 : 80 kişi

26-35 : 24 kişi

36-45 : 7 kişi

46-55 : 6 kişi

55 ve üzeri : 2 kişi

 

 

 

 

 

 

f) Eğitim Durumuna Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

Okur – Yazar : 2 kişi

İlköğretim : 4 kişi

Lise : 1 kişi

Okur – Yazar : 14 kişi

İlköğretim : 95 kişi

Lise : 87 kişi

Üniversite : 4 kişi

 

 

g) Meslek Gruplarına Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

Ev Hanımı : 1 kişi

Serbest Meslek : 3 kişi

Memur : 1 kişi

Çiftçi : 2 kişi

 

 

Ev Hanımı : 53 kişi

Serbest Meslek : 24 kişi

Çiftçi : 1 kişi

Öğrenci : 90 kişi

Çalışmayan : 32 kişi

 

 

h) Aylara Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

Mayıs : 1 kişi

Haziran : 1 kişi

Temmuz : 2 kişi

Kasım : 1 kişi

Aralık : 2 kişi

 

 

Ocak: 24 kişi

Şubat : 12 kişi

Mart : 24 kişi

Nisan : 21 kişi

Mayıs : 24 kişi

Haziran : 18 kişi

Temmuz: 7 kişi

Ağustos : 8 kişi

Eylül : 6 kişi

Ekim : 17 kişi

Kasım : 22 kişi

Aralık : 17 kişi

 

 

i)  Saatlere Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

 

 

 

 

12.00 – 15.00  :  4 kişi

15.00 – 18.00  : 3 kişi

 

 

00.0      – 03.00 : 20 kişi

03.00 – 06.00 : 7 kişi

06.00 – 09.00 : 10 kişi

09.00 – 12.00 : 22 kişi

12.00 – 15.00 : 27 kişi

15.00 – 18.00 : 25 kişi

18.00 – 21.00 : 38 kişi

21.00 – 24.00 : 51 kişi

 

 

j) Mevsimlere Göre

 

İntihar Olayı

 

İntihar Teşebbüsü

 

İlkbahar : 1 kişi

Yaz : 3 kişi

Sonbahar : 1 kişi

Kış : 2 kişi

 

İlkbahar : 69 kişi

Yaz : 33 kişi

Sonbahar : 45 kişi

Kış : 53 kişi

 

 

 

7- GÜMÜŞHANE İSTATİSTİKLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ

Gümüşhane ilindeki intihar olayı ve nedenlerinin kesin olarak belirlenebilmesi ve sağlıklı genellemelerin yapılabilmesi için intiharı yapan kişilerin ailelerinden, intihar girişiminde bulunan bireylerin kendilerinden ve yakın çevrelerinden bilgi alınmasının daha yaralı olacağı düşünülmektedir.

Gümüşhane’deki intihar olayı ve intihar teşebbüsünü merkez ve ilçeler arasında karşılaştırıldığında  intihar teşebbüslerinin merkezde, intihar olaylarının  ise ilçelerde fazla olduğu görülmüştür. Bu durumun merkez ve ilçelerde yaşayan kişiler arasında eğitim durumu, ekonomik şartlar, toplumsal baskı,  ailevi problemler gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabileceği söylenebilir.

Cinsiyete göre intihar vakaları değerlendirildiğinde intihar teşebbüslerinin kadınlarda, intihar olayının ise erkeklerde fazla olduğu görülmüştür. Ataerkil toplumda kadının arka planda olması kendini ifade edememesi, birçok bayanın ailede edilgen olması, örf ve adetlerin kadınlar üzerinde daha fazla baskı kurması, bayanların erken yaşta ya da istemediği kişi ile evlendirilmesi gibi nedenleri sıralayabiliriz. İşsizlik, ekonomik bunalım gibi sorunların erkekleri daha fazla etkilediği düşünülmektedir.

İntihar olayını ve teşebbüsünü medeni duruma göre incelediğimizde bekarların intihar teşebbüsünde daha fazla bulunduğu ancak intihar olayının evlilerde gerçekleştiği verilerde görülmektedir. İntihar olaylarının evli kişilerde olmasında bireylerin aile hayatlarında problemlerinin olduğunu düşündürmektedir.  Eşlerin birbirlerini yeterince tanımadan evlenmeleri, akraba evliliklerinin olması, ailede ekonomik sorunlarının olması, ailede şiddetin yaşanması, yakın akrabaların aile içine karışması, ailedeki sağlık problemleri,  aile içindeki iletişim problemleri gibi nedenlerin sayabiliriz. Bekarlarda görülen intihar olayını ve teşebbüsünü tek bir olay ile sınırlandıramayız. Ümitsiz duygulardan veya durumlarda kurtulma isteği, dayanılmaz durumlardan kaçma, sevilen ya da sevmediği düşünülen kişiyi cezalandırma, dikkat çekme, diğer kişilerin davranışlarını değiştirme, bir ölüm veya intihar olayından etkilenme, cezadan kaçma, sorumluluktan kaçma, hayatı anlamsız bulma, toplumda kendine bir yer edinememe, ait olma duygunsu yaşayamama, aşkı ifade etme gibi durumlar intihar girişimini tetikleyebilir.

Yaşa göre intihar olayı ve teşebbüsünün nedenleri sorgulanmaya çalışıldığında: intihar olayının 19–55 yaş aralığında daha fazla olduğu; intihar girişiminin ise 0–35 yaş aralığında fazla olduğu ve 19–25 yaş aralığında yoğunluk kazandığı görülmektedir. Yaş gruplarına göre intiharın nedenleri de farklılık gösterdiği düşünülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8- ÖNERİLER

1. Psikoloji, Psikiyatri ve Rehberlik ve Psikolojik Danışma alanlarında çalışan akademisyenler ve yerel temsilcilerin katılımlarıyla bir değerlendirme toplantısının yapılması.

2. İntihar ve intihar olgularının araştırılmasına yönelik bilimsel bir çalışmanın yapılması.

3. İntihar ve intihar girişimlerinde risk grubuna giren, belli sosyo-demokratik özelliklere sahip bireylere yönelik çalışmalar yapılmalıdır. İntihar girişimlerinde bu risk grupları; gençler, kadınlar, işsizler, öğrenciler, ev hanımları ve bekarlardır.

4. Okullarda öğrencilere yönelik bilgilendirici ve bilinçlendirici çalışmalar yapılmalıdır.

5. İntihar ve intihar girişimlerini önlemede aile odaklı çalışmalara önem verilmelidir. Sosyal hizmet uzmanları, sosyologlar ve psikologlardan oluşan ekipler oluşturularak projeler yürütülmelidir.

6. Kırsal kesimde halkı eğitici ve bilgilendirici çalışmalar yapılmalıdır.

7. İntihar ve intihar girişimlerine yönelik sağlıklı bir veri tabanı oluşturulmalıdır.

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

Yayınlar

En Çok Okunan Haberler

OKUL YÖNETİCİLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA02 Ağustos 2010

ANKET

WEB Sitemizi nasıl buldunuz?






Tüm Anketler


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi