| ||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Kadromuz | Foto Galeri | Videolar | Konuk Defteri | Anketler | Haber Ara | | ||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLAR |
OtizmOTİZM NEDİR?
OTİZM NEDİR? Otizm, doğuştan gelen ve belirtileri yaşamın ilk üç yılında kendini gösteren bir gelişimsel yetersizlik ve nörolojik bozukluktur. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de ne kadar çocuğun otizmden etkilendiği bilinmemektedir. Ancak son yıllarda gelişmiş ülkelerde yürütülen kapsamlı yaygınlık çalışmaları, her 150 çocuktan birinin otizmden etkilendiğini göstermektedir. Bu orana göre otizm çocuklarda rastlanan en yaygın nörolojik bozukluktur. Otizmin genetik olduğu yönünde güçlü bulgular vardır; ancak, otizmden sorumlu olan genler henüz netleştirilememiştir. Ayrıca genetiğin yanı sıra bazı tetikleyicilerden de kuşkulanılmaktadır. Otizm üç alanda yetersizlikle kendini göstermektedir: (a) sosyal etkileşim, (b) dil ve iletişim, (c) ilgi ve davranışlar. Sosyal etkileşim sorunları arasında, göz kontağı kuramamaktan arkadaşlık ilikleri geliştirememeye varıncaya kadar pek çok sosyal beceri yetersizliği sayılabilir. Dil ve İletişim sorunları, hiç konuşmamaktan sıra dışı konuşma özellikleri göstermeye kadar farklı biçimlerde ortaya çıkabilir. İlgi ve Davranış alanında gözlenen sorunlar ise takıntılar biçiminde olmaktadır. Takıntılar, otizmim yoğunluğuna bağlı olarak, bazı sıra dışı konulara aşırı ilgi göstermek, bazı anlamsız hareketleri tekrar tekrar yapmak ya da bazı rutinlere aşırı bağlılık göstermek gibi biçimlerde olabilir. Yukarıda sıralanan özelliklerle birlikte pek çok otizmli çocukta kendisine ya da çevresine yönelik saldırganlık davranışlarına, beslenme ve uyku sorunlarına vb. de sıklıkla rastlanır. Uygun özel eğitim ve terapi hizmetleri sağlanamadığında, belirtilen yetersizlikler ve davranış sorunları giderek ağırlaşır. Gerekli hizmetler sağlandığında ise, otizmli çocukların pek çoğu topluma kazandırılabilir. A.SOSYAL ETKİLEŞİM SORUNLARI 1. Sosyal etkileşim için gerekli sözel olamayan davranışlarda yetersizlik: Sıra dışı göz kontağı özellikleri, jest ve mimik kullanımında sınırlılık, başlarına yaklaşmada sıra dışı özellikler ve ses kullanımında sıra dışılık. 2. Yaşa uygun akran ilişkiler geliştirememek: Arkadaşlık kurmakta zorlanmak, akranlarla etkileşimde bulunmamak, yalnızca özel ilgilere dayalı ilişkiler geliştirmek ve grup içinde etkileşimde bulunurken zorlanmak. 3. Başkalarıyla zevk, başarı ya da ilgi paylaşımında sınırlılık: Yalnızlığı yeğlemek, belli olay ya da durumlara başkalarının dikkatini çekme çabası göstermemek ve sözel övgü karşısında tepki vermemek. 4. Sosyal-duygusal davranışlarda sınırlılık: Başkalarının ilgisi karşısında tepkisiz kalmak, başkalarının yaptığıyla ilgilenmemek ve başkaların duygularını anlamada yetersizlik göstermek. B. İLETİŞİM SORUNLARI 1. Dil gelişiminde gecikme: İki yaşından büyük olup da tek bir sözcük bile söyleyememek, üç yaşından büyük olup da iki sözcüklük basit ifadeler kullanmamak ya da konuşmaya başladıktan sonra belli yanlışları tekrarlamaya devam etmek. 2. Karşılıklı konuşmada zorluk: Karşılıklı konuşma başlatmada, sürdürmede ve sonlandırmada önemli sorunlar göstermek ya da konuşma konularında seçicilik. 3. Sıra dışı ya da yinelenen dil kullanmak: Başkalarının kendisine söylediklerini yinelemek, televizyondan duyduklarını ya da kitaplardan okuduklarını, kendisinin uydurduğu ya da Yalnızca kendisine anlamlı ifade eden sözleri yinelemek ya da aşırı resmilik ve didaktiklik gibi konuşma özellikleri göstermek. 4. Gelişimsel düzeye uygun olmayan oyun: Senaryolu ve sembolik oyunlarda sınırlılık, oyuncaklarla alışılmadık biçimde oynamak ya da sosyal oyunlara ilgisizlik. C. SINIRLI/ YİNELENEN İLGİ VE DAVRANIŞLAR 1. İlgi takıntıları: Bazı sıra dışı konulara aşırı ilgi duymak ve ilgi duyulan konularla ilgili en ince ayrıntıları bile anımsamak. 2. Düzen ve rutin takıntıları: Günlük yaşamda yer alan rutinleri her zaman aynı şekilde ve aynı sırayla yapmak istemek, günlük yaşamdaki ve çevresel özelliklerdeki değişiklikler karşısında aşırı tepki göstermek. 3. Davranış takıntıları: Sıra dışı beden ve el hareketleri yapmak. Örneğin ellerini sallamak, parmakların gözlerinin önünde hareket ettirmek, ellerini farklı biçimlerde tutmak vb. 4. Nesnelerle ilgili sıra dışı ilgiler ve takıntılar: Hareket eden nesnelere aşırı ilgi göstermek, nesneleri sıra dışı amaçlarla kullanmak, nesnelerin koku ya da doku gibi duyusal özellikleri ile aşırı ilgilenmek. Bir çocuğa otizm ya da bir başka yaygın gelişimsel bozukluk(örneğin asperger) tanısı konabilmesi için yukarıda sıralanan belirtilerin tümünü gözlemek gerekmez. Ayrıca, hemen hemen herkes bu belirtilerin bazılarını, en azından belli durumlarda gösterebilir. Dolayısıyla, tanı koymak, hangi belirtilerin, hangi ortamlarda ve hangi yoğunlukta olduğunun belirlenmesiyle yürütülen çok karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle, tanıyı yalnızca bu konunun uzmanları olan çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları (psikiyatrları) ile çocuk nörologları koyabilir. Kaynak: Otizm: ‘Şimdi ne olacak?’ el kitabı. (Milli Eğitim Bakanlığı, Tohum Otizm Vakfı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu)
|
|
||||||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||||||